BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Anasayfa / Adım Adım Anılar / İnönü Yaylası Kamp – Meteor Kampı

İnönü Yaylası Kamp – Meteor Kampı

Bi’ Meteor Kayması…

İnönü Yaylası Kamp

 

Bu garip ama şimdiye kadarki hayatımın en güzel günü olan yolculuk benim ilk otostop ve kamp maceram.

ilk kamp macerasını kimse unutmaz sanırım bende tam anlamıyla unutamayacağım bir yolculuk geçirdim.

Özetlemek gerekirse; belki 4-5 saatte gidebileceğimiz yolu 17 saat gibi “kısacık” bir sürede gittik. ORMANDA KAYBOLDUK…  Bir kayboluş hikayesi anlatacağım sizlere.

Bu Kampın Hikayesi Nasıl Başladı ?

Her şeyi en başa sararsak olay benim Interrail Türkiye sayfasında bir etkiliği görmemle başladı. 12 Ağustos gecesi (en net şekilde o gün görülme ihtimali var) gerçekleşecek olan meteor yağmurunu İnönü Yaylası’nda izlemek için oluşturulmuş bir etkinlik.

Tabi ben bu etkinliği görür görmez dostum(şaban)’a bizde burada olmalıyız dedim. Amatörce bir şeyler hazırladık çünkü ikimizinde ilk kamp deneyimi olacaktı.

İstanbul’dan sabah 8’de kalkan ve Kocaeli’ye giden otobüs için biletlerimizi aldık ve Kocaeli’ye doğru yola çıktık, 10-10:30 gibi Kocaeli’deydik. Otogara indikten sonra sorduk soruşturduk İnönü Yaylası’na nasıl gidebiliriz diye, yuvacık minibüslerine binip oradan da İnönü Yaylası’na gidebileceğimizi söyledir.

15209096_10154729179923328_223532187_nBizde yuvacık minibüslerinin tam yanına geldiğimizde o güne yön veren olay gerçekleşti ve şaban “kamp yapmaya gidiyoruz her şey usulüne uygun olsun otostop çekelim” dedi. Otostop çekmeye başladık ve o ara “1.dönüm noktamız” Hazal ile karşılaştık o da İnönü Yaylası’na gidiyormuş. Küçük yaşlardan beri kamp yapıyormuş ufak bir sohbetten sonra beraber otostop çektik bizi arabasına alan ilk kişi garip bir yerin tepesinde bıraktı. Biraz navigasyon kurbanı olduk diyebilirim.

İndikten sonra oradaki evlerden birini sorduk ve acı gerçeği öğrendik ÇOK TERS gelmişiz
“2.dönüm noktamız” olan ve traktörüyle bir kurtarıcı gibi gelen Vedat Dayı’mıza otostop çektik ve bizi traktörüne aldı “ben sizi oraya götüreceğim çocuklar” diye çok sağlam bir konuşma yaptı.

Önce römorku boşaltmaya Vedat dayının ormandaki evine doğru yola çıktık bu sıralar saat 13:00-14:00 gibi… saat 15:00 gibi Vedat dayının ormandaki evine vardık ve çay içmeden yola çıkmam demesiyle çay demlemeye başladı, o sıralar hoş güzel sohbet ettik bahçeden salatalık kopardı bize verdi onları yedik. (yuvacıktan alırız diye erzak da almamıştık yani acıkmıştık)

Saat 16:00 gibi traktörümüzle yollara koyulduk. Şarkılar türküler eşliğinde yola devam ettik ve bi kamp alanına geldik “3.dönüm noktası” oranın bekçisi (bizim gözümüzde bir koruyucu) Murtaza Abi ile karşılaştık bize İnönü Yaylası’nı tarif etti 15 dakikaya oradasınız dedi bunun üzerine biz yola koyulduk aradan 2 saat geçmişti ve biz ormanın bir köşesine atılmış bir tabureyi 6 kere görmüştük sanırım. Bu böyle olmayacak deyip tekrar Murtaza Abi’nin yanına döndük.

O ara bizim gibi kaybolan bir ekiple karşılaştığımız için çok mutlu olduk ? onlarda iki farklı ekip yolda birleşip geliyorlar şöyle; Samet, Okan ve Onur yaylaya gelmek için otostop çekiyor Arzu ve Özlem de arabalarına alıyor yola devam ediyorlar.

“15 Dakikaya Oradasınız…”

Biz tekrardan Murtaza abiden yol tarifi aldık yine 15 dakikaya oradasınız dedi ve biz yeniden yola koyulduk tabi bu sefer bizi diğer ekip de takip ediyor. O saatler biraz gerilim havası yaşadık çünkü ormanın herhalde en dibine inmeye başlamıştık, aşırı derece yağmur yağıyordu bizim traktörün üstü kapalı değil römork komple açık hayatımda hiç o kadar fazla yağmur yememiştim sanırım. İndikçe indik ta ki yola ağaç devrildiğini görene kadar aynı zamanda o sıra Arzu ablanın arabasından dumanlar çıkmaya başlamıştı çünkü ormanda gittiğimiz yollar o araba için biraz zorlayıcıydı.

Murtaza Abi’nin yanına dönmeye karar verdik ve arabayı halatla traktöre bağlayıp tekrar tırmanmaya başladık tabi bu ara hava iyice kararmıştı ve hala çok fazla yağmur yağıyordu donumuza kadar ıslanmıştık traktörde. buralar dediğim gibi biraz gerilim filmi tadında geçmişti ?

Tekrar tekrar ve tekrar Murtaza Abi’nin yanına gittik durumu anlattık onun bizi yaylaya götürmesi için zor da olsa ikna ettik. Tabi bu ara üstümdeki kıyafeti değiştirdim kulübede. Vedat dayıya teşekkür ettik ve telefon numarasını aldık adam mahcup bir şekilde “sizi yaylaya çıkartamadım ne teşekkürü” dedi. güzel insan vesselam…

O sıralar saat 21:00-22:00 tek araba hepimizi almayacağı için iki kere git gel yapacaktı. Bir kısmımız bekçi kulübesinde beklemeye başladı diğer kısmımız yola çıktı. Yolun bir kısmında durmuşlar ve Murtaza Abi daimi dostu Ali Osman Abi’yi aramış bizi almaya geldi, 1973 model Torosla…
Ya bismillah dedik ve bindik ? farlar neredeyse çalışmıyordu, araba hep bi uçurumun kenarına geliyordu tekrar yola kırıyordu direksiyonu Ali Osman Abi. Bu arada Ali Osman, Karedenizli bir Abi’miz ama uzun zamandır Kocaeli’de yaşıyormuş.
Yağmur azalmıştı ama yerler çamur olduğu için bi rampada kalmıştık dedik inip itelim abi işte bu rampanın arkasındaysa kamp alanı diye ve indik itmeye başladık üstümüz başımız çamur oldu, çamur olduğuna da değmedi arabayı doğru düzgün itemedik rampayı çıkamayacağımızı anladığımızda başka bir yoldan gitmeye karar verdik. Uzunnnn uğraşlar sonunda İnönü Yaylası tabelasını saat 00:00 gibi gördük ve gece 1’de İnönü Yaylası’na varmıştık…

15233623_10154729180013328_14594185_oSonunda Geldik…

Murtaza Abi ve Ali Osman Abi bizi bırakıp geri döndüler, bizde çadırlarımızı kurduk ve o gecenin keyfini çıkarmak için hazırlığımızı yaptık ki maalesef meteor yağmurunu göremedik çok fazla sis vardı ?. Meteorlar bize kaymıştı…
Ama işin özü meteor yağmuru değildi o gece sabaha kadar muhabbet ettik. Şarkı söyledik bağırdık. Dans ettik. Ateş yaktık, eğlendik, Onur ve Okan’ın annesinin yaptığı tokat yaprak sarmalarını yedik. (Ellerine sağlık çok güzeldi)
Gece 1 de vardığımız yerden sabah 9 gibi ayrılmak zorunda kaldık çünkü şaban çok fazla titriyordu yağmuru sağlam yemişti. Şabanla ben kamp alanında sabah toparlanıp otostop çekmeye başladık bizim gibi erkenden ayrılan Nuray abla arabasına aldı bizi ve İstanbul’a kadar götürdü, bu sefer tam isabetti.

Güzel insanlarla tanıştım, bıkmadan usanmadan bize yaylayı bulmamızda yardım eden
Vedat dayı
Murtaza Abi
Ali Osman Abi
ve tabi Hazal, Samet, Onur, Okan muhabbetimiz daim olsun

Yolda olmak muazzam bir his, durmayın devam edin…

Hakkında İbrahim Ballıbaba

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir